Çocuğum Çok Öfkeleniyor: Öfke Nöbetlerinin Altında Ne Olabilir?
“Çocuğum en küçük şeyde öfkeleniyor.”
“Hayır dediğim anda kıyamet kopuyor.”
“Bazen ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum.”
Bir çocuğun öfkelenmesi ebeveyn için zorlayıcı olabilir. Özellikle bağırma, ağlama, vurma, eşyalara zarar verme veya kendini yere atma gibi davranışlar sıklaştığında ebeveynler çoğu zaman aynı soruyu sorar:
“Çocuğum neden böyle davranıyor?”
Oysa çocuklarda öfke çoğu zaman tek başına ele alınması gereken bir “kötü davranış” değildir. Öfke, çocuğun yaşadığı başka bir duygunun dışa vurumu olabilir.
Çocuklar neden bu kadar öfkelenebilir?
Çocuklar yetişkinler gibi duygularını her zaman kelimelerle ifade edemez.
Bir çocuk:
“Bugün okulda kendimi dışlanmış hissettim.”
diyemeyebilir.
Bunun yerine eve geldiğinde kardeşine bağırabilir.
“Bir süredir çok kaygılıyım.”
diyemeyebilir.
Bunun yerine küçük bir isteğe aşırı tepki verebilir.
“Benden çok fazla şey bekleniyor.”
diyemeyebilir.
Bunun yerine sürekli karşı çıkabilir.
Bu nedenle öfkenin yalnızca görünen davranışına değil, davranışın ne anlatmaya çalıştığına da bakmak gerekir.
Öfke nöbeti her zaman bir sınır problemi değildir
Özellikle küçük çocuklarda duyguları düzenleme becerisi henüz gelişim aşamasındadır.
Çocuk istediği bir şey olmadığında hayal kırıklığını yetişkin gibi yönetemez.
Ağlayabilir, bağırabilir, kendisini yere atabilir.
Bu durum her zaman “şımarıklık” veya “söz dinlememe” anlamına gelmez.
Ancak öfke nöbetlerinin çok sıklaşması, giderek şiddetlenmesi veya çocuğun günlük yaşamını etkilemesi durumunda davranışın altında neler olduğunu değerlendirmek önemlidir.
Çocuğum vuruyorsa ne yapmalıyım?
Vurma, ısırma veya zarar verme davranışları olduğunda çocuğun duygusunu kabul etmek ile davranışa sınır koymak birbirinden farklı şeylerdir.
“Çok öfkelendiğini görüyorum.”
demek mümkündür.
Ama aynı zamanda:
“Öfkelenebilirsin, vuramazsın.”
şeklinde net bir sınır koymak gerekir.
Çocuğun duygusunu kabul etmek, yaptığı her davranışı onaylamak anlamına gelmez.
Çocuğun ihtiyacı hem anlaşılmak hem de güvenli sınırlarla karşılaşmaktır.
Bazen öfkenin altında başka bir duygu vardır
Çocuklarda öfkenin altında;
üzüntü,
korku,
kaygı,
kıskançlık,
hayal kırıklığı,
yalnızlık,
çaresizlik
gibi duygular bulunabilir.
Örneğin kardeşi doğduktan sonra daha fazla öfkelenen bir çocuk aslında:
“Artık eskisi kadar önemli değilim.”
duygusunu yaşıyor olabilir.
Okula başladıktan sonra davranışları değişen bir çocuk:
“Orada kendimi güvende hissetmiyorum.”
diyemiyor olabilir.
Bu nedenle davranışın başladığı dönem ve o dönemde çocuğun hayatında nelerin değiştiği önemlidir.
Çocuğun öfkesini yalnızca bastırmak çözüm olmayabilir
“Sus.”
“Bağırma.”
“Böyle davranırsan seni cezalandırırım.”
gibi tepkiler o anki davranışı durdurabilir.
Ancak çocuk öfkesini neden yaşadığını ve bu duyguyla nasıl başa çıkacağını öğrenmediyse aynı davranış farklı bir zamanda yeniden ortaya çıkabilir.
Amaç çocuğun hiç öfkelenmemesi değildir.
Amaç, öfkelendiğinde kendisine veya başkasına zarar vermeden bu duyguyu yaşayabilmeyi ve zamanla düzenleyebilmeyi öğrenmesidir.
Oyun terapisi öfkeli çocuklara nasıl yardımcı olabilir?
Çocuklar kendilerini her zaman konuşarak anlatmaz.
Özellikle küçük çocuklar için oyun, duyguların doğal ifade alanlarından biridir.
Oyun sırasında çocuk yaşadığı korkuları, çatışmaları, ilişkilerini ve iç dünyasını farklı şekillerde ortaya koyabilir.
Oyun terapisi, çocuğun gelişim düzeyine uygun bir ortamda duygularını ifade etmesine ve yaşadığı güçlüklerin ele alınmasına yardımcı olabilir.
Burada amaç yalnızca:
“Çocuğun öfkesini geçirmek”
değildir.
Çocuğun öfkesinin altında ne olduğu, hangi durumlarda arttığı ve çocuğun duygularını nasıl düzenlediği birlikte değerlendirilir.
Ne zaman profesyonel destek düşünülmeli?
Her öfke nöbeti psikolojik destek gerektirmez.
Ancak çocuğun öfkesi:
çok sık yaşanıyorsa,
uzun sürüyorsa,
giderek şiddetleniyorsa,
vurma veya zarar verme davranışları eşlik ediyorsa,
okul hayatını etkiliyorsa,
arkadaş ilişkilerini bozuyorsa,
uyku veya yeme düzeninde belirgin değişiklikler varsa,
çocukta yoğun kaygı veya içe kapanma da görülüyorsa,
bir çocuk ve ergen psikoloğundan değerlendirme almak faydalı olabilir.
Bazen ebeveynin gördüğü yalnızca öfkedir; çocuğun yaşadığı ise çok daha farklı bir duygudur.
Ankara'da Çocuk ve Oyun Terapisi
Çocuğunuzun öfke nöbetleri, davranış değişiklikleri veya duygularını ifade etmekte yaşadığı güçlükler günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa profesyonel değerlendirme, davranışın altında yatan ihtiyaçları anlamaya yardımcı olabilir.
Turkuaz Aile Danışma Merkezi, Ankara Çankaya'da çocuk ve ergenlere yönelik psikolojik danışmanlık ve oyun terapisi kapsamında çocukların duygusal ve davranışsal güçlükleri üzerine çalışmaktadır.
Çocuğun davranışını yalnızca durdurmaya çalışmak yerine, “Bu davranış bize ne anlatıyor?” sorusuyla başlamak çoğu zaman daha anlamlı bir ilk adımdır.