Boşanmayı Düşünüyorum Ama Emin Değilim

Ayrılmalı mıyım, İlişkimi Kurtarmalı mıyım?

Bazen boşanma düşüncesi büyük bir kavga sonrasında gelmez.

Aksine, uzun süredir devam eden bir yorgunluğun ardından sessizce ortaya çıkar:

“Ben artık böyle yaşamak istemiyorum.”

Sonra başka bir düşünce gelir:

“Peki gerçekten bitirmeli miyim?”

Bir gün ayrılmak istediğinizi düşünürsünüz, ertesi gün ilişkinizi düzeltmek istersiniz.

Çocuklarınızı düşünürsünüz.

Birlikte geçirdiğiniz yılları düşünürsünüz.

Güzel zamanlarınızı hatırlarsınız.

Sonra yeniden yaşadığınız sorunlar aklınıza gelir.

Ve karar vermek giderek zorlaşır.

Boşanmayı düşünmek, mutlaka boşanmak istediğiniz anlamına gelmez

İnsan bazen ilişkiden değil, ilişkinin içinde bulunduğu hâlden uzaklaşmak ister.

Sürekli tartışmak, anlaşılmamak, yalnız hissetmek veya uzun süredir devam eden cinsel ve duygusal sorunlar kişiyi:

“Keşke yalnız olsam.”

noktasına getirebilir.

Bu düşünceyi ciddiye almak gerekir.

Ama hemen bir karar vermek yerine, bu düşüncenin nereden geldiğini anlamak da önemlidir.

Çünkü bazen kişi eşinden değil, ilişkide yıllardır yaşadığı döngüden kaçmak istiyor olabilir.

“Artık sevmiyorum” demeden önce neye bakılmalı?

Uzun ilişkilerde sevgi her zaman ilk günlerdeki gibi hissedilmez.

Özellikle kırgınlıklar biriktiğinde sevgiye ulaşmak zorlaşabilir.

Bu nedenle yalnızca:

“Eşimi hâlâ seviyor muyum?”

sorusuna odaklanmak yerine başka sorular da sorulabilir:

Birbirimize saygımız var mı?

Kendimi bu ilişkinin içinde güvende hissediyor muyum?

Sorunlarımızı konuşabiliyor muyuz?

Birbirimizin ihtiyaçlarını duyabiliyor muyuz?

Değiştirmeye çalışmak yerine birbirimizi anlamaya çalışıyor muyuz?

Aramızdaki sorunlar çözülebilir nitelikte mi?

Bunlar ilişkinin geleceğini değerlendirmede daha anlamlı sorular olabilir.

Aynı tartışmalar neden yıllarca devam eder?

Çiftler çoğu zaman yıllar boyunca aynı konu hakkında tartışıyor gibi görünür.

Para.

Aileler.

Çocuklar.

Ev işleri.

Cinsellik.

İlgi.

Kıskançlık.

Ancak tartışmanın görünen konusu her zaman asıl mesele olmayabilir.

Bir taraf:

“Sen benimle hiç ilgilenmiyorsun.”

derken aslında “Senin için önemli miyim?” demek istiyor olabilir.

Diğer taraf:

“Ne yapsam seni memnun edemiyorum.”

derken “Ne yaparsam yapayım yetersiz hissediyorum.” duygusunu yaşıyor olabilir.

Böylece konu değişse bile çift aynı ilişki döngüsünü tekrar tekrar yaşayabilir.

Çocuklar için evliliği sürdürmek doğru mu?

Çocukların varlığı boşanma kararını çok daha karmaşık hâle getirebilir.

Birçok ebeveyn:

“Çocuğum için evliliği sürdürmeliyim.”

diye düşünebilir.

Ancak yalnızca aynı evde yaşamak, çocuğun mutlaka sağlıklı bir aile ortamında büyüdüğü anlamına gelmez.

Sürekli çatışma, sessizlik, küçümseme veya duygusal uzaklık da çocukları etkileyebilir.

Bu nedenle mesele yalnızca:

“Boşanmalı mıyız?”

değil,

“Çocuğumuz için nasıl bir ilişki ve aile ortamı oluşturabiliyoruz?”

sorusudur.

Boşanmadan önce çift terapisine gidilir mi?

Evet.

Çift terapisi yalnızca evliliği kurtarmak isteyen çiftler için değildir.

Bazen çiftler boşanma konusunda karar veremediği için terapiye başvurur.

Amaç:

“Ne pahasına olursa olsun evliliği sürdürmek” değildir.

Amaç, ilişkinin gerçek durumunu daha sağlıklı değerlendirebilmek olabilir.

Bazen çift yeniden yakınlaşabileceğini fark eder.

Bazen ilişkinin devam etmesinin mümkün olmadığını görür.

Bazen de ayrılık kararını daha sağlıklı bir iletişim içerisinde almayı öğrenir.

Özellikle çocukların olduğu durumlarda bu süreç, eşler ayrıldıktan sonra da ebeveynlik ilişkilerini daha sağlıklı sürdürebilmeleri açısından önem taşıyabilir.

Peki ne zaman ilişkiyi onarmaya çalışmak anlamlıdır?

Her ilişkinin dinamiği farklıdır.

Ancak tarafların ikisi de ilişki üzerinde çalışmaya istekliyse, sorunları konuşabiliyor ve birbirlerine zarar veren döngüleri değiştirme konusunda sorumluluk alabiliyorsa ilişkinin yeniden yapılandırılması mümkün olabilir.

Bunun için yalnızca:

“Birbirimizi seviyor muyuz?”

sorusunun cevabı yeterli değildir.

Asıl soru bazen şudur:

“Bu ilişkiyi daha sağlıklı bir hâle getirmek için ikimiz de ne yapmaya hazırız?”

Karar veremiyorsanız hemen karar vermek zorunda olmayabilirsiniz

Boşanma çok büyük bir karardır.

Özellikle yoğun öfke, kırgınlık veya tükenmişlik dönemlerinde insan geleceğini sağlıklı değerlendirmekte zorlanabilir.

Bu nedenle bazı çiftler için ilk adım boşanmak ya da evliliği sürdürmek arasında hemen seçim yapmak değil, önce ilişkide ne olduğunu anlamak olabilir.

Bazen karar, sorunların daha net görüldüğü bir noktada kendiliğinden belirginleşir.

Ankara Çankaya'da Çift Terapisi

Evliliğinizde uzun süredir çözülemeyen sorunlar yaşıyor, boşanmayı düşünüyor ancak ilişkinizin geleceğinden emin olamıyorsanız çift terapisi sürecinde yaşadığınız problemlerin ve ilişkinizde tekrar eden döngülerin birlikte değerlendirilmesi mümkün olabilir.

Turkuaz Aile Danışma Merkezi, Ankara Çankaya'da çift terapisi kapsamında iletişim sorunları, duygusal uzaklaşma, güven problemleri, cinsel sorunlar ve boşanma sürecindeki çiftlerle çalışmaktadır.

Bazen terapi ilişkinin devam edip etmeyeceğine karar vermekten önce, ilişkinizin gerçekte nerede olduğunu görebilmenize yardımcı olur.

Önceki
Önceki

Sonraki
Sonraki

Cinsel İsteksizlik Neden Olur? Partnerler Arasında Görünmeyen Mesafe