Eşimle Konuşuyoruz Ama Birbirimizi Bir Türlü Anlayamıyoruz
Bir sorun yaşıyorsunuz ve konuşup çözmek istiyorsunuz. Siz yaşadığınız kırgınlığı anlatırken eşiniz kendini savunmaya başlıyor. O kendini açıklamaya çalıştıkça siz daha da anlaşılmadığınızı hissediyorsunuz. Konuşma uzuyor, sesler yükseliyor ve sonunda yine hiçbir şey çözülmeden dağılıyorsunuz.
Bir süre sonra aynı konu yeniden gündeme geliyor. Belki bu kez daha sakin konuşmaya karar veriyorsunuz ama sonuç değişmiyor.
Peki, iki insan birbirine bir şeyler anlatmaya çalıştığı hâlde neden birbirini anlayamayabilir?
Tartışmanın konusu başka, asıl ihtiyaç başka olabilir
Çiftler bazen gündelik bir mesele üzerinden tartışır: Ev işleri, para, çocukların sorumlulukları, birlikte geçirilen zaman veya ailelerle ilişkiler…
Ancak tartışmanın altında daha farklı bir ihtiyaç bulunabilir.
Bir taraf, eşinin kendisini önemsemesini ve sorumlulukları paylaşmasını beklerken diğer taraf sürekli eleştirildiğini düşünüyor olabilir. Bir kişi daha fazla yakınlık kurmaya çalışırken diğeri tartışma çıkmasın diye uzaklaşabilir.
Böylece biri kendini duyurmak için daha fazla konuşur, diğeri baskı altında hissettiği için susar. Suskunluk karşı tarafta ilgisizlik olarak yorumlanır; artan ısrar ise diğer eşin daha fazla geri çekilmesine yol açabilir.
Sorun giderek ilk tartışma konusunu aşar ve iki tarafın da kendisini anlaşılmamış hissettiği bir döngüye dönüşür.
“Beni hiç dinlemiyorsun” cümlesi ne anlatıyor?
Bu cümlenin ardında bazen yalnızca dinlenme isteği değil, duygusal olarak görülme ihtiyacı da vardır.
Kişi eşine yaşadığı bir sorunu anlattığında hemen çözüm önerileri duymak yerine anlaşılmak istiyor olabilir. Diğer eş ise yardımcı olmak amacıyla öneriler sunduğu hâlde, karşısındakinin kendisini önemsemediğini düşündüğünü fark etmeyebilir.
Benzer şekilde, “Her şeyi büyütüyorsun” veya “Yine aynı konuyu açtın” gibi ifadeler tartışmayı kısa süreliğine bitirse de kişinin yaşadığı duygunun önemsiz olduğu izlenimini yaratabilir.
İletişimde yalnızca ne söylediğimiz değil, karşı tarafın söylediklerimizi nasıl deneyimlediği de önemlidir.
Aynı tartışmaların önüne nasıl geçebilirsiniz?
Her anlaşmazlığı tek bir konuşmada çözmek mümkün değildir. Ancak konuşma biçiminizde bazı değişiklikler yapmak, birbirinizi duymayı kolaylaştırabilir.
Sorunu değil, yaşadığınız duyguyu da anlatın.
“Bana hiç yardım etmiyorsun” demek yerine, “Bütün sorumlulukları tek başıma üstlendiğimde yoruluyor ve yalnız hissediyorum” diyebilirsiniz. Böylece suçlama yerine kendi deneyiminizi anlatmış olursunuz.
Yanıt vermeden önce anlamaya çalışın.
Eşiniz konuşurken hemen karşılık vermek yerine, “Yani bu durumda kendini yalnız hissettin, doğru mu anladım?” diye sorabilirsiniz. Bu, mutlaka aynı fikirde olmanız gerektiği anlamına gelmez; önce ne söylendiğini anlamaya çalıştığınızı gösterir.
Her konuşmayı bir sonuca ulaştırmak zorunda hissetmeyin.
Bazen taraflardan birinin yalnızca dinlenmeye ihtiyacı vardır. “Şu an çözüm mü arıyorsun, yoksa seni dinlememi mi istersin?” sorusu bile konuşmanın yönünü değiştirebilir.
Tartışma çok yoğunlaştığında ara verin.
Öfke yükseldiğinde konuşmaya devam etmek, anlaşılmayı zorlaştırabilir. Ara vermek konuyu tamamen kapatmak anlamına gelmemelidir. Sakinleşmek için ne kadar süreye ihtiyaç duyduğunuzu ve konuşmaya ne zaman döneceğinizi birlikte belirleyebilirsiniz.
Peki, ne zaman çift terapisi düşünülmeli?
İletişim sorunları her zaman sevgisizlik anlamına gelmez. Ancak sevginin var olması, ilişkinin kendiliğinden sağlıklı bir iletişim kuracağı anlamına da gelmez.
Aynı tartışmalar sürekli tekrarlanıyorsa, konuşmalar hakaretlere veya uzun süreli sessizliğe dönüşüyorsa ya da eşlerden biri kendisini ifade etmekten vazgeçmeye başladıysa sorunun birlikte ele alınması yararlı olabilir.
Çift terapisi, iki tarafın da yaşanan sorunları, karşılıklı beklentileri ve çatışmayı sürdüren iletişim biçimlerini anlamasına yardımcı olabilecek bir süreçtir. Amaç kimin haklı olduğunu belirlemekten çok, ilişkinin içinde neler yaşandığını ve değişimin nereden başlayabileceğini değerlendirmektir.
Ankara'da Çankaya veya Tunalı çevresinde çift terapisi desteği arıyorsanız, Turkuaz Aile Danışma Merkezi'nde çalışan uzmanların profillerini inceleyerek ilişkinizin ihtiyaçlarına uygun bir görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.
Bazen ilişkide en yorucu şey konuşamamak değil, defalarca konuştuğunuz hâlde hâlâ duyulmadığınızı hissetmektir. Belki de bir sonraki konuşmada kendinize şu soruyu sormakla başlayabilirsiniz:
“Eşime kendimi anlatmaya mı çalışıyorum, yoksa onun beni gerçekten anlamasına nasıl alan açabilirim?”