Eşimle Aynı Evdeyiz Ama Birbirimizden Uzağız

Bazen ilişkiler büyük bir kavga ile değil, küçük uzaklaşmalarla yıpranır.

Gün içinde konuşulur ama çoğunlukla ev işleri, çocuklar, iş veya yapılması gerekenler konuşulur. Akşam aynı koltukta oturulur ama herkes kendi ekranındadır.

Bir süre sonra çiftlerden biri şu cümleyi kurabilir:

“Aynı evde yaşıyoruz ama kendimi yalnız hissediyorum.”

Bu durum evliliklerde oldukça sık karşılaşılan bir duygusal uzaklaşma biçimidir.

Duygusal uzaklık nasıl oluşur?

Her zaman büyük bir sorunla başlamaz.

Çözülemeyen küçük kırgınlıklar, yeterince konuşulmayan ihtiyaçlar, yoğun iş temposu veya cinsel yaşamın zamanla azalması çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına neden olabilir.

Bir taraf yakınlaşmaya çalışırken diğer taraf yorgunluk veya tartışma korkusuyla geri çekilebilir.

Sonra bu geri çekilme yeni bir kırgınlık yaratır.

Zamanla çift birbirine yaklaşmak yerine sorun çıkmasın diye konuşmamayı tercih etmeye başlayabilir.

“Artık birbirimizi sevmiyor muyuz?”

Duygusal uzaklık her zaman sevginin bittiği anlamına gelmez.

Bazen sevgi vardır ancak çiftin birbirine ulaşma biçimi kaybolmuştur.

Birbirini merak etmek, gün içinde küçük bir şey paylaşmak, fiziksel temas kurmak, birlikte zaman geçirmek gibi yakınlık davranışları azaldığında ilişki de daha mesafeli hissedilebilir.

Bu noktada önemli olan yalnızca “Hâlâ seviyor muyuz?” sorusu değil, “Birbirimizden ne zaman uzaklaşmaya başladık?” sorusudur.

Eğer çift bu döngüyü kendi başına değiştirmekte zorlanıyorsa çift terapisi, ilişkideki uzaklaşmanın nedenlerini ve tekrar eden iletişim biçimlerini anlamak için destek sağlayabilir.

Bazen ilişkiyi yeniden yakınlaştırmak, büyük değişikliklerden önce birbirini yeniden fark etmekle başlar.

Önceki
Önceki

Eşimle Sürekli Kavga Ediyoruz, Nereden Başlamalıyız?

Sonraki
Sonraki

Cinsel İlişki Sırasında Kaygı Yaşamak