Eşimle Artık Karı Koca Gibi Değil, Sadece Anne-Baba Gibi Yaşıyoruz
Akşam olmuş.
Çocuk uyutulmuş. Ev nihayet sessiz.
Ama siz eşinizle konuşmaya başladığınızda konu yine çocuk:
“Yarın onu kim okula götürecek?”
“Beslenmesini hazırladın mı?”
“Öğretmeni mesaj atmış.”
“Hafta sonu annemlere gidecek miyiz?”
Bir süre sonra fark ediyorsunuz:
Gün içinde eşinizle çok konuşuyorsunuz ama neredeyse hiç birbirinizden bahsetmiyorsunuz.
Nasıl olduğunuzu sormuyorsunuz.
Neyi özlediğinizi konuşmuyorsunuz.
Birlikte ne yapmak istediğinizi düşünmüyorsunuz.
Sanki aynı evde yaşayan iki ebeveynsiniz.
Bu her zaman sevginin bittiği anlamına gelmez
Özellikle çocuklu ailelerde hayat kolayca görevler üzerinden ilerlemeye başlayabilir.
Kim çocuğu alacak?
Kim yemek yapacak?
Kim ödev yaptıracak?
Kim doktora götürecek?
Bunlar elbette önemli.
Ama çift ilişkisi yalnızca görev paylaşımından oluşmaz.
Birbirini merak etmek, birlikte gülmek, temas etmek, baş başa kalmak, cinselliği konuşabilmek ve yalnızca “anne-baba” değil iki insan olarak birbirini görebilmek de ilişkinin parçalarıdır.
Bazen çift ilişkisi sessizce ertelenir
“Çocuk biraz büyüsün, sonra ilgileniriz.”
“Şu okul dönemi geçsin.”
“Şimdi çok yoğunum.”
“Biraz rahatlayınca baş başa kalırız.”
Derken aylar, hatta yıllar geçebilir.
İlişki bitmemiştir.
Ama ilişkinin kendisine ayrılan alan giderek küçülmüştür.
Ve bir gün eşlerden biri:
“Biz ne zaman bu kadar uzaklaştık?”
diye sorabilir.
Peki yeniden birbirinize nasıl yaklaşabilirsiniz?
Bunun için her şeyi bir anda değiştirmek gerekmeyebilir.
Önce günlük konuşmaların arasına çocuk dışındaki konuları geri koyabilirsiniz.
“Bugün seni en çok ne yordu?”
“Son zamanlarda neyi özlüyorsun?”
“Birlikte ne yapmak isterdin?”
gibi basit sorular bile birbirinizi yeniden merak etmenin başlangıcı olabilir.
Çocuk uyuduktan sonra herkesin telefonuna çekildiği bir akşam yerine 15 dakika yalnızca sohbet etmek bile önemlidir.
Ve belki uzun zamandır ertelenen o cümleyi söylemek:
“Seni sadece çocuğumuzun annesi/babası olarak değil, eşim olarak da özlüyorum.”
Bir de şu noktayı gözden kaçırmamak gerekir
Eğer ilişkinizde yalnızca yoğunluk değil; uzun süredir devam eden kırgınlıklar, iletişim sorunları, cinsel uzaklık, öfke veya birbirinden kaçınma varsa mesele sadece “birlikte daha fazla zaman geçirelim” olmayabilir.
Bazen çiftin birbirinden uzaklaşmasının altında çözülmemiş meseleler vardır.
Bu durumda birlikte daha fazla vakit geçirmek, var olan sorunu kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.
Çift ilişkisinde yeniden yakınlık kurabilmek için önce birbirinizden neden uzaklaştığınızı anlamak gerekebilir.
Çünkü bazen insanlar birbirini artık sevmediği için değil, uzun süre boyunca yalnızca ebeveynlik yaparken çift olmayı unuttuğu için uzaklaşır.
Eşinizle ilişkinizde kendinizi yalnız hissediyor, yalnızca çocuk üzerinden iletişim kuruyor veya aranızdaki yakınlığın giderek kaybolduğunu düşünüyorsanız, bu durumu görmezden gelmek zorunda değilsiniz.
Çift terapisi, ilişkinizdeki bu uzaklığın nasıl oluştuğunu ve yeniden yakınlık kurmak için nelerin değişebileceğini birlikte ele alabileceğiniz bir alan olabilir.