Dinlenirken Bile Kendimi Suçlu Hissediyorum: Neden Sürekli Bir Şey Yapmalıyım?
Günün sonunda oturup dinlenmek istiyorsunuz ama aklınızda yapılacak işler dönüp duruyor. Evde tamamlanmamış bir iş, yanıtlanmamış bir mesaj veya ertesi güne bırakılmış bir sorumluluk… Dinlenmeye başladığınızda bile içinizden bir ses, zamanınızı boşa harcadığınızı söylüyor.
Bazen hiçbir şey yapmadan geçirilen yarım saat, bütün gün çalışmaktan daha zor gelebilir. Çünkü mesele yalnızca yoğun bir programa sahip olmak değil, dinlenirken kendinizi nasıl değerlendirdiğinizdir.
Dinlenmek neden suçluluk yaratır?
Bazı insanlar için üretken olmak, yalnızca bir işi tamamlamak anlamına gelmez. Kendini yeterli, başarılı veya değerli hissetmenin de bir yoluna dönüşebilir. Böyle olduğunda kişi, yaptığı işlerle kendini iyi hissederken hiçbir şey yapmadığı zamanlarda kendisini sorgulamaya başlayabilir.
“Bugün yeterince çalışmadım.”
“Başkaları bu kadar yorulurken ben neden dinleniyorum?”
“Şimdi oturursam işler birikecek.”
Bu düşünceler tanıdık geliyorsa dinlenmeyi hak etmek için önce bütün sorumlulukları tamamlamanız gerektiğine inanıyor olabilirsiniz. Oysa sorumluluklar hiçbir zaman tamamen bitmeyebilir. Bir işi tamamladığınızda yenisi ortaya çıkar ve dinlenmek sürekli ertelenir.
Zamanla kişi yalnızca yorulduğunda değil, dinlenmesi gerektiğini fark ettiğinde bile huzursuzluk yaşayabilir.
Her zaman meşgul olmak gerçekten iyi hissettiriyor mu?
Sürekli bir şeylerle ilgilenmek bazen düşünmek istemediğimiz duygulara da alan bırakmaz. İşe, ev işlerine veya başkalarının ihtiyaçlarına odaklandığımızda kendi yorgunluğumuzu, kırgınlığımızı ya da memnuniyetsizliğimizi bir süreliğine fark etmeyebiliriz.
Bu, her yoğun insanın duygularından kaçtığı anlamına gelmez. Ancak kendinizle baş başa kaldığınızda huzursuz oluyor, boş zamanlarınızı hemen yeni görevlerle dolduruyor veya durduğunuz anda kendinizi yetersiz hissediyorsanız bu örüntüye dikkat etmek faydalı olabilir.
Bir de görünmeyen bir baskı var: Başkalarının hayatlarıyla kendi hayatımızı karşılaştırmak. Sosyal medyada başkalarının başarılarını, düzenli evlerini, spor rutinlerini ve tamamladıkları işleri gördükçe kendi günümüzü yetersiz bulabiliriz. Böylece dinlenmek, ihtiyaç duyduğumuz bir mola olmaktan çıkar ve yetişemediğimiz şeylerin hatırlatıcısına dönüşür.
Dinlenmeye izin vermek için ne yapabilirsiniz?
İlk olarak, dinlenmeyi bütün işler bittikten sonra kazanılacak bir ödül gibi görmemeye çalışın. Dinlenmek, yaşamın sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biridir.
Küçük adımlarla başlayabilirsiniz:
Dinlenme zamanını önceden belirleyin. Örneğin, akşam yemeğinden sonra 20 dakika boyunca başka bir işle ilgilenmemeyi deneyin.
Suçluluk hissini hemen ortadan kaldırmaya çalışmayın. Dinlenirken huzursuz hissetmeniz, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez.
Kendinize nasıl konuştuğunuzu fark edin. Bir arkadaşınız yorulduğunda ona dinlenmesini söylerken kendinize neden aynı anlayışı göstermediğinizi düşünün.
Değerinizi yaptıklarınızdan ayırın. Bir gün daha az iş yapmak, daha az değerli biri olduğunuz anlamına gelmez.
Bunları uygularken zorlanmanız başarısız olduğunuzu göstermez. Özellikle uzun süredir yüksek beklentilerle yaşıyorsanız, alışkanlıklarınızı değiştirmek zaman alabilir.
Dinlenememe hâline sürekli yorgunluk, yoğun kaygı, isteksizlik veya uyku sorunları da eşlik ediyorsa yaşadıklarınızı daha kapsamlı değerlendirmek gerekebilir. Her şeyi tek başınıza çözmeye çalışmak zorunda değilsiniz.
Kendinize ayırdığınız zamanlarda bile rahat edemiyorsanız, belki de üzerinde düşünmeniz gereken soru şudur: Dinlenmeyi neden hak etmeniz gerektiğine inanıyorsunuz?
Bu düşüncelerin günlük yaşamınızı etkilediğini hissediyorsanız psikolojik destek, kendinizden beklentilerinizi ve suçluluk duygunuzun altında yatan nedenleri anlamanıza yardımcı olabilir. Çankaya veya Tunalı çevresinde psikolog arayışındaysanız, Turkuaz Aile Danışma Merkezi’nde çalışan uzmanların profillerini inceleyebilir ve size uygun bir görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.