Sınav Kaygısı: Başarısızlık Korkusu mu, Zihnin Alarm Sistemi mi?

“Ya yapamazsam…”"

“Hayatım biter…”

“Ya sınavda soruları çözemezsem?”

“Ellerim titriyor.”

Sınav dönemlerinde birçok öğrenci “bildiklerimi unutuyorum”, “elim ayağım titriyor”, “ya yapamazsam?” gibi düşünceler yaşayabilir. Çoğu zaman bu durum yalnızca heyecan olarak görülse de bazen yoğun bir sınav kaygısına dönüşebilir. Oysa kaygı her zaman düşman değildir; aslında bedenin bizi hazırlama biçimidir. Sorun, bu alarm sistemi fazla çalıştığında ortaya çıkar.

Sınav kaygısı; kişinin performansını değerlendirecek bir durum karşısında yoğun stres, korku ve başarısızlık düşünceleri yaşamasıdır. Kalp çarpıntısı, mide bulantısı, dikkat dağınıklığı, ağlama isteği, uyku problemleri ya da çalışmayı sürekli erteleme gibi belirtiler görülebilir. Bazı öğrenciler ise saatlerce ders çalışmasına rağmen “asla yeterli değil” hissinden kurtulamaz.

Kaygının temelinde çoğu zaman yalnızca sınav değil, sınava yüklenen anlam vardır. “Başarısız olursam değersiz olurum”, “Ailem hayal kırıklığına uğrar”, “Bu sınav hayatımı belirleyecek” gibi düşünceler kaygıyı büyütebilir. Özellikle mükemmeliyetçilik eğilimi olan öğrencilerde hata yapma korkusu daha yoğun hissedilir.

Peki sınav kaygısıyla nasıl baş edilebilir?

1.İlk adım, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak yerine onu anlamaktır. Bir miktar kaygı motivasyonu artırabilir. Ancak kaygı düşünceleri yönetmeye başladığında, öğrencinin yalnızca ders çalışmasına değil duygularını düzenlemeye de ihtiyaç duyduğu anlaşılır.

2.Bu süreçte gerçekçi bir çalışma planı oluşturmak önemlidir. Saatlerce masada oturmak her zaman verimli çalışmak anlamına gelmez. Düzenli molalar vermek, uyku düzenini korumak ve sosyal yaşamdan tamamen kopmamak zihinsel dayanıklılığı artırır.

3.Düşünceleri fark etmek de kaygıyı azaltabilir. “Kesin başarısız olacağım” düşüncesi geldiğinde kişinin kendine şu soruyu sorması faydalı olabilir: “Bunun gerçekten kanıtı ne?” Zihin çoğu zaman en kötü senaryoya odaklanır ve bunu gerçekmiş gibi sunar.

4.Ailelerin yaklaşımı da oldukça belirleyicidir. Sürekli başarı baskısı hissettiren, kıyaslayan ya da yalnızca sonucu önemseyen tutumlar kaygıyı artırabilir. Öğrencinin yalnızca notlarıyla değil çabasıyla da görülmeye ihtiyacı vardır.

5.Profesyonel destek alın. Süreç tek başına yürütülmeye çalışıldığında hatalar ve böylelikle kaygı da artabilir. Bir uzman desteği almak süreci daha doğru ve kişiye özgü bir planla yürütmenizi sağlar.

Merkezimizde uzman psikologlar eşliğinde sınav kaygısı, ders çalışamama, ders çalışmayı erteleme ve sınav anında kaygı üzerine danışmanlık desteği sunulmaktadır.

Ofisimiz Ankara’da, Tunalı Hilmi Caddesi ve Kuğulu Park yakınında merkezi bir konumda bulunmaktadır.

Detaylı bilgi almak ve Çankaya psikolog ihtiyacınızda randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Önceki
Önceki

İlişkide Manipülasyon Nasıl Anlaşılır?

Sonraki
Sonraki

Cinsel Problemler Neden Bu Kadar Geç Destek Alınan Konular?